Güldüren Düşündüren Fıkralar

Güldüren Düşündüren Fıkralar

Bir Taşta İki Kuş - Adamın tembel mi tembel bir uşağı vardı. Bir gün onu üzüm ve incir almaya gönderdi, ama uşak sadece üzümle çıkageldi.

- Ben sana demedim mi, sana bir iş verirsem iki iş birden yap diye ha?

Tesadüf bu ya, efendi o gün hastalandı. Uşağı doktor çağırmaya gönderdi. Uşak da doktorun yanında bir gassal bir de mezarcı getirmişti.

Efendi uşağına çıkıştı:

- Niye getirdin bu mezarcıları yahu?

- Efendim, sana bir iş verirsem iki iş birden yapacaksın demediniz mi? İşte, tedavi etsin diye doktor getirdim. Tedavi kâr etmez de ölürseniz, mezarcı hazır olsun bari dedim!

Dahası Var

Adam namaza durmuştu. Arkadaşları onun hakkında konuşmaya başladılar:Underline

- Dindar, takva sahibidir doğrusu.

Bunu duyan adam namazını kesip arkadaşlarına döndü:

- Dahası var; oruçluyum da!

İŞİNE GÖRE EVLAT


Doğumevi bekleme salonuna hemşire koşarak girer, ilk sırada oturan adama yaklaşarak:

'Sizi tebrik ederim, ikiz çocuğunuz oldu' der.

'Ne tesadüf' der adam. 'Minnesota İkizleri - Basketbol Takımındayım'

Bir saat sonra, aynı hemşire yine koşarak gelir,

'Mr.Smith' ismini anons eder. Mr.Smith yerinden heyecanla doğrulur, Hemşire:

' Artık üçüz babasısınız' der.

Mr.Smith şaşırır ve 'Olacak şey değil, ben de 3M şirketinde çalışıyorum' der.

Hemşire bir daha göründüğünde üçüncü adama:

'Eşiniz dördüz doğurdu, kutlarım' der. Adam da şaşkınlıkla 'Ben de Dört Mevsim Otelinde çalışıyorum' der.

O sırada yanında oturmakta olan adam hafif baygınlık geçirerek oturduğu yerden aşağı doğru kayar, yetişip müdahale eden
hemşire sorar:

'İyi misiniz, ne oldu size?'


Adam kendine gelmeğe çalışarak doğrulur:

'Temiz havaya ihtiyacım var, 101 Dalmaçyalı mağazasının müdürüyüm de...'


Cehenneme Gitsinler!

Kaçar hanedanının kurulup ülkede istikrarın sağlanmasında çok emeği geçen Hac İbrahim Kelanter-i Şirazî başvezirliğe getirildikten sonra tüm ülkeyi kontrolünde tutabilmek için eşini dostunu kilit noktalara yerleştirdi.

Bir gün adamın biri Hac İbrahim'in Fars valiliği yapan oğlunu şikayet için Tahran'a geldi.

- Oğlunun zulümleri yüzünden Şiraz halkına yaşamak haram oldu! dedi.

Vezir: Isfahan'a gitsinler öyleyse.

Adam: Orada kardeşin var.

Vezir: Burûcerd'e gitsinler.

Adam: Orada da diğer oğlun var.

Vezir: Kûh Gîlûye'ye gitsinler.

Adam: Orada öbür kardeşin var.

Vezir her kentin adını saydıkça adam da "Orada filan akraban var" diyordu.

Sonunda sabrı tükenen vezir patladı:

- Öyleyse Cehennem'e gitsinler!

- Orada da baban var!

Güldüren Düşündüren Fıkralar- Ulak

Adamın biri Bağdat'tan Kazvin'e gitmişti. Birkaç gün sonra ailesine bir mektup yazdı. Yazdı ama mektubu ailesine ulaştıracak kimse yoktu.

- "Bari mektubu aileme kendim götüreyim" diye mırıldandı.

Sonra mektubu alıp Bağdat yolunu tuttu. Bağdat'a gelince evinin kapısı çaldı. Çocukları karşılarında babalarını görünce çok sevindiler ve içeri buyur ettiler. Adam içeri girmedi ve

- "Burada kalıcı değilim. Size nasıl olduğuma dair bir mektup yazmıştım. Mektubu vermek için geldim" dedi ve gerisin geri dönüp gitti.

Güldüren Düşündüren Fıkralar- İŞTE REÇETENİZ

Kadının biri eczaneden içeri hışımla dalar ve eczacıdan 1 şişe arsenik ister. Eczacı kadına arsenikle ne yapacağını sorar ve kadın

"Kocamı öldüreceğim"
diye cevap verir. Eczacı

"Kusura bakmayın ama size bu sebeple arsenik satmam olanaksız" der.

Bunun üzerine kadın çantasına uzanır ve içinden kocasıyla eczacının karısının yatakta çekilmiş fotoğrafını çıkarır.

Eczacı fotoğrafa bakar ve "reçeteniz olduğunu neden daha önce söylemediniz!!"....


Güldüren Düşündüren Fıkralar - Bir Taşta İki Kuş



Adamın tembel mi tembel bir uşağı vardı. Bir gün onu üzüm ve incir almaya gönderdi, ama uşak sadece üzümle çıkageldi.

- Ben sana demedim mi, sana bir iş verirsem iki iş birden yap diye ha?

Tesadüf bu ya, efendi o gün hastalandı. Uşağı doktor çağırmaya gönderdi. Uşak da doktorun yanında bir gassal bir de mezarcı getirmişti.

Efendi uşağına çıkıştı:

- Niye getirdin bu mezarcıları yahu?

- Efendim, sana bir iş verirsem iki iş birden yapacaksın demediniz mi? İşte, tedavi etsin diye doktor getirdim. Tedavi kâr etmez de ölürseniz, mezarcı hazır olsun bari dedim!

Güldüren Düşündüren Fıkralar - İYİ DOKTOR

Kadının beşinci kocası ağır hastalanmış.Adam korkunç ağrılar içinde kıvranırken kadın telaşla söylenmiş :

-Hemen gidip bir doktor çağırayım!

Kocası :

-İyii ama, demiş, bari doğru dürüst bir doktor çağır.İyi bir doktor olduğundan emin misin?

Kadın :

-Emin olmaz olur muyum, demiş.Ölen kocamı da aynı doktor tedavi etmişti!...


Güldüren Düşündüren Fıkralar - İtmesenize!


Otobüs her zamanki gibi tıklım tıklımdı. Sinirli yolculardan biri yanında duran şişman adama bağırdı:

- İtip durmasana be kardeşim!

Şişman adam da sinirlendi:

- İttiğim falan yok be kardeşim! Nefes almaya çalışıyorum şurda!


Güldüren Düşündüren Fıkralar - Hanımların Yaşı

Öğretmen öğrenciye sordu:

- Kaç yaşındasın?

- Bilmiyorum.

- Nasıl bilmezsin?

- Çünkü annem ben doğduğumda 25 yaşındaydı. Ama şimdi yirmidördünde olduğunu söylüyor!


Güldüren Düşündüren Fıkralar - İYİ DOKTOR

"Temel çok iyi bir doktordur"
demiş Cemal...

"Nereden biliyorsun"
demişler.

"Geçen yıl çok pahalı bir ameliyat olmam gerekiyordu, param yoktu, röntgende rötuş yaptı."


Güldüren Düşündüren Fıkralar - Hafızanın Böylesi


Kağıda bakarak ezan okuyan bir müezzine sordular:

- Yazacağın yerde ezberleyip okusan ezanı olmaz mı?

- Gidin, kadıya sorun.

Kadıya gittiler ve "Selamün aleyküm" dediler.

Kadı bir kağıt çıkarıp uzun uzun baktıktan sonra "Ve aleyküm selam" dedi.

Bunun üzerine müezzini mazur görüp kadının huzurundan çıktılar

Güldüren Düşündüren Fıkralar - Doğru Söylersen

Bir hırsız yargılanıyordu. Yargıç sanığa sordu:

- Yalan söylersen sonunun ne olacağını biliyorsun değil mi?

- Evet, biliyorum; cehenneme giderim.

- Ya doğru söylersen?

- O zaman da hapse giderim!


Güldüren Düşündüren Fıkralar - İYİLİK


Okulda öğretmen çocuklardan hafta sonu bir iyilik yapıp gelmelerini ister..Sınıftada 3 afacan çocuk vardır.. Hafta başı gelince öğretmen sırayla herkese ne tür iyilikler yaptıklarını sormaya başlar.. Sıra bizim afacanlara gelmiştir..

Ali'ye sorar: Ali söyle bakalım sen nasıl bir iyilik yaptın..?

Ali övünerek: Hocam yaşlı bir bayanın karsiya geçmesine yardım ettim der.

Öğretmen: Aferin der..

Sıra Veli'ye gelir: Onada aynı soruyu sorar..

Veli'de: Hocam bende Ali'ye yardım ettim..Yaşlı bayanı karşıya geçirdik..

Öğretmen : Peki hala der..

Sıra Osman'a gelir.. Aynı soruyu onada sorar..

Osman'da: Hocam bende Ali ile Veli'ye yardım ettim, Yaşlı bayanı karşıya geçirdik..

Hoca biraz düşünür ve sorar:

-Neden üçünüzde aynı kişiye yardım ettiniz peki?

Çocuklar hep bir ağızdan:

-Hocam, yaşlı kadın karşıya geçmek istemeyince üçümüz bile az geldik, ne diyonuz siz?

 Güldüren Düşündüren Fıkralar -KOCASI BALIĞA GİTMİŞ…

Cumartesi sabahı, sakin sakin giyindim, kahvaltımı ettim, köpeği kapıp sessizce garaja geçtim..
 
Kayığı arabanın üzerine atıp, şelaleye doğru yola çıktıydım ki baktım fırtına çıktı, çıkacak... Garaja geri döndüm, radyoyu açtım, hava durumu, havanın gün boyu böyle gideceğini söylüyor... Eve geri döndüm, yavaşça yatağa süzüldüm..
 
Uyumakta olan karıma sarılıp, ….  kulağına fısıldadım:
 
"Dışarıda hava berbat"...
 
10 yıllık sevgili karım mırıldandı:

Salak kocam bu havada balığa gitti, inanabiliyor musun?”

Ve kavga başladı…

Güldüren Düşündüren Fıkralar - JEAN CLAUDE VAN DAMME

Temel bir gün uçakla Amerikaya gitmiş çok yorgun oldugu için bir otele yerleşmiş ve uyumaya koyulmuş. Fakat tam uyuyacakmış ki yandaki daireden müthiş bir gürültü ve müzik sesleri gelmiş. Temel dayanamamış, duvarı yumruklayıp: - "Kimsin ulan! Uyumaya çalışıyoruz, bu ne gürültü", diye bağırmış. Karşı daireden tek ses: - "Jean Claude Van Damme!" Temel yine bağırmış: - "Gelirsem dördünüzünde bacaklarını kırarım!"

Güldüren Düşündüren Fıkralar - EYVAH KOCAM GELDİ!

 Bir adamla bir kadın, bebekler gibi uyumakta.
 
Sabahın üçünde, birden dışarıdan bir gürültü geldi.
 
Kadın, panik içinde yataktan fırlayıp adama doğru bağırdı:

“Aman Tanrım, bu kocam galiba!'
 

Adam da yataktan fırladı, korku içinde ve çıplak, kendini camdan attı, yere yapıştı. Dikenli çalının arasından koşabildiğince hızlı arabasına koştu;
 
Birden aydı, geri dönüp yatak odasına girdi ve karısına: "Salak, hastir ordan! Senin kocan benim!” diye bağırdı.
 
“Yok yaa, ne kaçtın öyleyse?”

Ve kavga başladı…

Güldüren Düşündüren Fıkralar - JİP DE YOKSA


İki acemi er paraşüt eğitimlerini tamamladıktan sonra ilk atlayışları için havalanırlar. Makul seviyeye geldiklerinde komutanları son kontrolleri yapıp: - "Atladıktan bir süre sonra paraşütün sağ tarafındaki ipi çekin, paraşütleriniz açılacaktır. Şayet açılmazsa hiç telaşa kapılmayın, sol tarafta yedek bir ip var onu çekin, sorun kalmaz. İndiğinizde sizi bir jip bekliyor olacak;sizi karargaha geri götürecek." Askerler korkarak da olsa atlamışlar. Heyecanla sağ taraftaki iplerine asılmışlar.. Tık yok. Biraz da korkuyla sol taraftaki iplere asılmışlar, paraşütler yine açılmamış...

 Çok sinirlenen asker: - "Bu komutanın hiçbir dediği çıkmıyor; dur bakalım, aşağıda jip de yoksa o zaman görüşürüz onla!"

Güldüren Düşündüren Fıkralar - DONDURMA MI BİRA MI İYİ GÖSTERİR?


 Karıma “14.95 liraya bir kasa Miller bira alalım”, diyordum ki o;
 
7. 95 liraya bir kutu dondurma almasın mı?
 
"Oysa birayı içince dondurmayla olduğundan daha çekici olurdun" demiş bulundum.


 Ve kavga başladı…

Güldüren Düşündüren Fıkralar - KAÇ ÇEŞİTMİŞ


Temel'e sormuşlar?

- kaç çeşit insan vardır?

Temel:

-üç çeşit vardır demiş. bunlardan ilki sayı saymayı bilenler, ikincisi sayı saymayı bilmeyenler.

Güldüren Düşündüren Fıkralar -  AH ŞU AYNALAR

 Kadın çıplak, yatak odasındaki aynadan kendine baktı.
 
Gördüğünden pek memnun kalmamıştı ki, kocasına dönüp,

"Korkunç görünüyorum; yaşlı, şişman ve çirkinim!" dedi ve devam etti:
 
"Hadi bana bir iltifat yap, buna ihtiyacım var!”

Kocanın cevabı:

"Gözlerin iyi görüyormuş!"

Ve kavga böyle başladı...



Bir yorum

Cevapla

  
 
3+2 İşleminin Sonucu    
Yukarı Çık