Ergenlik Dönemi ve Özellikleri

Ergenlik Dönemi ve Özellikleri

FİZİKSEL ÖZELLİKLER
Çocuklukla erişkinlik dönmeleri arasında kalan ergenlik, hızlı büyüme ve gelişme ile belirginleşen çok önemli bir gelişim dönemidir.
Kızlar ergenlik dönemine erkeklerden yaklaşık iki yıl kadar daha erken girer. Boy ve kilo artışı da erkekler ve kızlarda farklılık gösterir. Erkeklerde boy uzaması daha fazla olur. Bu dönemde ağırlıkta da belirgin artış olur. Erkeklerde daha çok kas, kızlarda ise yağ dokusu gelişimi olmaktadır. Bu nedenle ergenlikte aşırı kilo alımı, şişmanlık sık görülen yakınmalardır.
Ergenlik çağındaki kız çocuklarda; boy uzar, kilo artar, göğüsler belirginleşir, ağırlıklı olarak cinsel bölgelerde ve koltuk altlarında olmak üzere vücudun diğer bölgelerinde kıllanma olur.
Ergenlik dönemindeki erkek çocuklarda ise; boy uzar, kilo artar, kas gücü gelişir. Ağırlıklı olarak cinsel bölgede ve koltuk altlarında olmak üzere bedenin diğer bölgelerinde kıllanma olur, gırtlak gelişir, ses çatallaşır, çatlar ve kalınlaşır, omuzlar gelişir, sakal ve bıyıklar çıkmaya başlar.
ZİHİNSEL, RUHSAL VE SOSYAL ÖZELLİKLER
Ergenlik döneminde zihinsel düzeyiniz hızla gelişir. Artık bir konuyla ilgili daha çok seçeneği aynı anda düşünüp, seçim yapabilirisiniz. Ancak çok yönlü düşünme yeteneğinin eğitimle geliştirilebileceğini unutmayın!
Gençlik çağı insanın benliğini arama ve geliştirme dönemidir. Bu dönemde artık kendinize özgü fikirler geliştirirsiniz. Başlangıçta henüz çok yönlü düşünemediğiniz için bunlara körü körüne bağlanırsınız. Bu denli savunduğunuz görüşünüzden çok kolay vazgeçebilirsiniz. Bu dönemde sizler en acımasız eleştirmenler olursunuz. Sürekli değişime açık oluşunuzla, yenilikleri öğrenmek ve denemek çabası içine girersiniz. Soyut değerlendirmeler yapabilme yetisini kazanmaya başlarsınız.
Başkalarının duygu ve düşüncelerini paylaşma, anlamaya çalışma ve empati yapma yeteneğiniz artacaktır.
10-20 yaşları arasını kapsadığı düşünülen ergenlik çağı, kendi içinde de oldukça değişkenlik gösterir. Ergenlik döneminin ilk yıllarında gençlerin bedenlerinde ve hormonlarında önemli değişiklikler olmaktadır. Uzayan boyunuza, kol ve bacaklarınıza tam uyum sağlayamadığınız için sakar davranışlarınız olabilir. Cinsel organlarınızın büyüme ve gelişmesiyle hem gizli bir övünç hem de utanma duyabilirsiniz. Şu an kendinize yabancı gelen dürtü ve duygularla başaçıkmaya çalışıyorsunuz. Bu gelişmeyi daha iyi anlayabilmek, daha çok özümsemek için fırsat bulduğunuz her an aynanın karşısına geçmeniz doğal.
Genç kızların adet görmeleri, erkeklerin gece boşalmaları, sizlerin önceden bilgilendirilmesi ve hazırlanması gereken yeni yaşantılardır. Böylece yanlış bilgiler edinmeden ya da suçluluk duygusuna kapılmadan kendinizle barışık olabilirsiniz. Cinsel gelişimin de büyümenin doğal bir parçası olduğunu sakın unutmayın.
Bu dönemde kendinizdeki ruhsal ve bedensel değişikliklerin neler olduğunu fark etmek ve anlamak önemlidir. Bunu izleyen yıllarda artık kendinizi tanıdığınız biçimi ile çevrenizdekilere kabul ettirme çabası içine gireceksiniz. Bağımsızlığınızı doyasıya yaşamak en büyük uğraşınız olacaktır. Bu nedenle daha çok zamanınızı ev dışında geçirmek isteyebilirsiniz. Nerede olduğunuzun sorulmasını kimliğinize yapılan bir saldırı gibi algılayabilirsiniz. Gidilecek yerler ve dönüş saatinin tartışılması genellikle sancılıdır. Oysa bunun denetim ihtiyacından çok birlikte yaşayan insanların birbirlerine saygılarının bir gereği olduğu unutulmamalıdır.
En güzeli evinize ve sevdiklerinize BAĞLILIĞINIZI sürdürerek BAĞIMSIZLIĞINIZI kazanmanızdır.
Ergenlik döneminde kendi kararlarınızı kendiniz vermek ve özgür olmak istersiniz; ancak sizler henüz tümüyle bağımsız olmaya da hazır değilsiniz. Bu nedenle anne ve babanızın önerilerine kulak vermenizde yarar var.
Pencerenin önünde otururken tam "üşüdüm, üstüme bir şeyler giyeyim" dediğiniz sırada annenizin aynı şeyi yüksek sesle söylemesi sizi bu davranışı yapmaktan alıkoyuyorsa, "kendi temel isteğinizi" gözden kaçırıyorsunuz demektir.
Böyle bir durumda tepki göstermek adına kendi isteğinizi gözardı ediyorsunuz.
Bu yaşlarda arkadaşlarınızla ilişkilerinizde de farklılıklar yaşayabilirsiniz. Aynı yaş ve aynı cinsiyetten kişiler; pek çok ortak değişim ve ortak sorun yaşadıkları için hemcinsleriyle daha yakın ilişki içine girebilirler.
Bu arada karşı cinsiyet biraz uzaklaşılan ancak bir ölçüde çekici bulunan ve merak edilen bir özellik kazanır.
Sizlerin, bedensel özellikleriniz, duygularınız, zekanız, hoşlandığınız şeyler, yapabildikleriniz ve yapamadıklarınız ile siz "biriciksiniz, teksiniz".
Düşünceleriniz, duygularınız ve bedeniniz sizindir. Onları geliştirmek ve korumak artık sizin de görevinizdir. Bu nedenle örneğin size istemediğiniz davranışlarla yaklaşan kişilerin durdurulması birincil hakkınızdır. Böyle bir durumda güvenebileceğiniz bir büyüğünüzden yardım isteyin. Gereksinim duyduğunuz her konuda okulumuzun Danışma ve Rehberlik Servisi'nden yardım alabileceğinizi unutmayın!
ÜREME ORGANLARIMIZ NELERDİR ? NE İŞE YARARLAR ?
Vücudumuzun baş, gövde, kollar ve bacaklar olarak ayrılan bölümlerinden gövdenin alt kısmında yerleşmiş olan bayanlara ait üreme organları şunlardır :
•    Vajina ( hazne ) : Rahim ile dış ortam arasındaki bağlantıyı sağlayan boru şeklinde, esneme yeteneği çok gelişmiş organdır. Doğumda bebek buradan dünyaya gelir.
•    Rahim ( döl yatağı ) : Karın içinde tersine duran bir armuta benzeyen bu organ bebeğin anne karnında geliştiği yerdir. Rahim içyüzü ince bir doku ile örtülüdür ve adet kanaması sırasında bu tabaka dökülür.
•    Tüpler ( rahim kanalları ) : Rahmin iki yanından çıkarak yumurtalıklara doğru uzanan 8 - 10 cm. uzunluğunda, boru şeklinde kanallardır. Görevi; yumurtalıktan atılan yumurta hücresini yakalayıp rahim içine taşımaktır.
•    Yumurtalıklar : Rahmin her iki yanında, içinde gelişmeye hazır 400 - 500 bin yumurtanın bulunduğu ve kadınlık hormonlarının üretildiği organlardır. Bu hormonlar sayesinde ergenlik dönemi değişiklikleri başlar. Ergenlik döneminin başlaması ile salınımı artan bu hormonların etkisi ile önce kalçalar yuvarlaklaşmaya başlar. Bunu cinsel organların etrafında ve koltuk altlarında tüylerin belirmesi takip eder. Göğüsler büyümeye başlar. Yine hormonların etkisi ile ciltte yağlanma artar ve sivilceler çıkar. Ergenlik çağının başlamasıyla yumurtalıklarda bulunan 400 - 500 bin yumurtadan her ay bin kadarı olgunlaşmak ( ve döllenmek ) için yola çıkar, ancak çoğu kez bir tanesi olgunlaşır ve yumurtalık dışına çıkarılır. Atılan bu yumurta tüp tarafından yakalanarak rahime taşınır. Bu sırada "adet döngüsü" dediğimiz bir dizi değişiklik başlar.

ADET DÖNGÜSÜ :
Yumurta rahime gelip buradan dışarı atılana kadar geçirdiği yolculukta şu basamaklardan geçer :
1. Yumurtalıklar içinde yer alan ve doğuştan sahip olduğunuz yumurta hücrelerinden sadece bir tanesi olgunlaşarak içinde bulunduğu yumurtalıktan atılmaya hazır halde bekler. O noktada, yumurta hücresini atmaya hazırlanan yumurtalığın üzerinde bir kabarcık belirir. İki yumurtalığınız genelde bu konuda nöbetleşe çalışır. Her ay birisi bir yumurta hücresini olgunlaştırıp dışarı atmaya hazırlanır ve beyinden gelen bir mesaj ile yumurta dışarı atılır. Bir çoğunuz bu durumu hissetmezsiniz bile, ama bazıları bu sırada karın bölgesinde fazla uzun sürmeyen bir ağrı duyduklarını söylerler. ( Orta ağrısı )
2. Bu arada rahimin her iki yanından çıkıp yumurtalara uzanan tüplerin uçlarındaki püskülü andıran oluşumlar küçük yumurtayı yakalayıp içlerine doğru çekerler ve yumurta hücresinin bu kanal boyunca yaklaşık 4- 5 gün süren rahme ulaşma yolculuğu başlar.
3. Bir taraftan da rahim yumurtayı karşılamaya hazırlanmaktadır. Yumurtalıklar tarafından üretilip kana karışan kadınlık hormonlarının da ( östrojen ve progesteron ) etkisiyle rahim iç duvarı kalınlaşarak normalin iki katına çıkar.
4. Yumurta rahme ulaştığında kandaki hormon düzeyleri düşmeye başlar, rahim iç tabakası kan damarlarıyla beslenemez hale gelir. Bu tabaka küçük parçalara ayrılarak dışarı atılır. Bu sırada bir süre rahim içinde serbest halde gezmiş olan yumurta hücresi de bu tabaka ile birlikte dışarı atılmış olur.
ADET DÖNGÜSÜ İLE İLGİLİ ÖNEMLİ NOKTALAR :
•    Kızlar, çocukluktan ergenliğe geçerken genellikle 9 - 10 yaş civarında adet görmeye başlar.
•    İlk adet görme yaşı bir kızdan diğerine değişir. 9 ile 16 arasında herhangi bir yaşta olabilir. Adet döngüsü, bir kanamanın başlamasından, diğer kanamanın başlangıcına kadar geçen süredir. Kişiye göre değişiklik gösterebilirse de iki adet dönemi arasındaki süre ortalama 28 gündür. 21 ile 35 gün arasındaki süreler normal kabul edilir. Bu döneme yeni giren genç kızlarda ilk 1 - 2 yılda adet düzensizlikleri olabilir. Kanama miktarı ve süresi de ( 3 - 7 gün ) kişiye göre değişir. Ortalama olarak 45 - 50 yaşları arasında adet görme sona erer ( Menapoz )
ADET DÖNEMİNDE TEMİZLİK
Adet kanaması boyunca hazır pedlerin kullanılması yararlıdır. Hazır pedler kullanıldığında; kan iç çamaşırı ve giysileri kirletmez. Temizlik ve kuruluğu sağlar. Zararlı mikropların üremesini engeller. Kötü kokuların oluşmasını önler. Kirlenen hazır ped, naylon poşetlere konarak çöp kutularına atılır. Pedinizi ilk koyduğunuzda hissettiğiniz temizlik ve hafiflik duygusu eskimeye yüz tuttuğunda pedinizi değiştirin. Çünkü adet günlerinde temiz ve ferah hissetmeniz de kendinize duyduğunuz güven açısından çok önemlidir. Yanınızda yedek ped bulundurmanızda önemli bir nokta.
GENEL BEDEN TEMİZLİĞİ
Ergenlik dönemiyle beraber deride ter bezlerinde ve yağ bezlerinde salgılar artar. Bu bezlerin mikroplarla iltihaplanması sonucu deride sivilceler, kızartılar, kaşıntı, koku gibi değişiklikler olur. Saçlarda kepeklenme olabilir. Sivilce ve diğer şikayetlerle hemen hemen her genç karşılaşabilir. Genel beden temizliği kurallarına uymakla şikayetler azalır. Bedenimizi mümkünse her gün banyo yaparak temizlemeliyiz. Saçlar için saç tipine uygun bir şampuan kullanılabilir. Sivilceler için özel sabun ya da temizleyici kullanılmalıdır.
Ağız ve diş sağlığı için yemeklerden sonra 2 dakika kadar dişler macun ile fırçalanmalıdır. Tırnaklar haftada en az 1 kez kesilmeli ve sık sık fırça ile yıkanmalıdır. Ayak sağlığı da önemlidir. Bu dönem de ayağı sıkan ayakkabılar giyilmemeli, rahat ve hava alabilen ayakkabılar giyilmelidir. Topuklu ayakkabılar bedenin duruşu için zorluk çıkarabilir. Çoraplar yün ya da pamuk olmalıdır.

Bir yorum

Cevapla

  
 
3+2 İşleminin Sonucu    
Yukarı Çık